Gençlik var idi bende,
baştan ayağa demir gibiydim.
Sanki bükülmezdi, ne desem
yere düşmezdi benim sözüm.
Her mevsim solmazdı bahçedeki gülüm
Şimdi hiçbir mevsim açmıyor
Şimdi yad ellerin bağında
açar oldu o güzel güller.
Gençlik var idi, kalacak sandım.
Başıma taç yaptım, duracak sandım.
Gönül kapımı açtım, girecek sandım.
Meğer yolcu imiş, selam verip gitti dostum!
Gitti dostum, bir daha da dönmüyor.
Ey gençlik! Göçmen kuşu gibi bir uğradın.
Kışı bile geçirmedin ne yazı bekledin nede kışı.
Ben seni çok sevmiştim, sen beni hiç sevmedin.
Kalbimi sana açmıştım, durup gitmedin.
O kadar acelen neydi gençlik?
Bir selam verip gittin.
Ey gençlik! Sevgi olsaydın seni kalbime sokardım.
Ateş olsaydın, seni yüreğimde yakardım.
Bir yolcu olsaydın, sana eşlik ederdim.
Bir düş gibi gördüm,
seni bir daha görünmezsin.
Rüyada olsan hayra yorulmazsın.
Yürü git gençlik! Yolun açık olsun.
Umarım bir gün kendine dost bulursun.
Benim gibi nicelerini yarı yolda korsun.
Bu akıl sende ise sen daha
çok yol gidersin gençlik.
Ey gençlik! Gücüne nasıl güvenirsin?
Ne fakir dersin ne de zengin.
Ne çirkin beğenirsin ne de güzelde kalırsın.
Durmadan dünyayı dolaşırsın.
Umarım bir gün kendine bir dost bulursun.
Gidiyorsun, gelmezsin gençlik.
Açan güllerimi soldurdun gençlik.
Yanan ocağımı söndürdün gençlik.
Yaşarken öldürdün, bir enkaza döndürdün gençlik.
Var git yolun açık olsun gençlik.