B.Rahmi ÖZEN

Tarih: 03.04.2023 16:12

ÇANAKKALE 1915 (Çanakkale'yi Öykülerle Konuşmak) ÇELİK ZIRHLARA BÜRÜNÜP GELDİLER 4

Facebook Twitter Linked-in

“Üzgünüm Amiralim!” diyor, Albay Bırdwood.  
“Raporun altında oğlunuzun imzasını var.”

Şaşkınıdır Amrl. Guepratte; 
“Oğlumun imzası mı, dediniz Albay?”  

“Evet, Amiralim!” diyor Albay Bırdwood.
“Pilot Yüzbaşı Oğlunuz Guepratte'nin imzası...”

Ve Amrl. Guepratte'in üzüntüsü doruklara çıkıyor;
“Bu, gerçekse oğlumun cezası verilmelidir!” diyor.

Albay Bırdwood, Gnrl. Hamılton'a; 
“Ordularımız, susuzluktan kırılacak. 
Asker, aylardır yıkanamıyor. 
Arazide içecek su yok, komutanım!
Buna bir çare!?” diyor.

Gnrl. Hamılton, şaşkındır ve Bırdwood'a;
“Çanakkale'nin şırıl şırıl akan derelerine ne oldu, 
Albay? Niçin yıkanamıyorsunuz?” diye öfke yağdırıyor.

Albay Bırdwood:
“Dereler, insan ölüsüyle dolu.” 
“Dereler, şah damarından 
Kurşun yemiş bedenler gibi zarı zarı kan gölü.”
 
Bırdwood, Hamılton'un huzurundan çıkıyor, 
Yüzbaşı Josef, 5 bin esir Türk askerini getiriyor;         
“Bunlar, esir aldığımız Türk'lerdir, komutanım!” 
Diye övünüyor.

Küçük Osman, göğsünü gere gere en ön safta...

Gnrl. Hamılton, Osman'ı görünce hayretle;  
“Ağzında süt kokan bu küçük fare de mi?
gelmiş bizimle savaşmaya?” 
Diye Osman'ı küçümsüyor. 

Koca yürekli Osman, 
Heyecanla Hamılton'na;
“Yüreğimdeki aşk, senin rütbenden bin kat büyüktür!” 
Diye haykırıyor.

Yzb. Josef, esirleri kast ediyor:
“Bu Türklerin bir kısmını getirdik,
Bir kısmını çitlere doldurduk. 
Yapılacak işlem için emrinizi bekliyoruz, 
Komutanım!” diyor.

Amrl. Guepratte, vahşi bir canavardır o gün:
“Kurşuna dizsek birer kurşundan beş bin kurşun...
İkişerden on bin, 
Üçerden on beş bin kurşunu bunlar için zayi etmeyelim.”  
Diyor ve Amrl. Guepratte alçaldıkça alçalıyor.

“Türklere, bizim cephede savaşmaları için para teklif edin! 
Kabul edenleri ön saflara çekin! 
Etmeyenlerin kalplerine süngü saplayın! 
Kafalarına dipçik vurarak öldürün. 
Hatta çitlere doldurup yakın!” diyor, Guepratte.

O dem, koca yürekli Osman, heyecanla haykırıyor:
“Kur'an'ı, bayrağı ve kutsal değerleri uğruna 
Savaşan hiç bir Türk, yanmaktan korkmaz! 
Çitlerde bizi değil, kendinizi  
Ve insanlığınızı yakarsınız!” diyor.

Amrl. Guepratte öfkeleniyor;
“Siz, barbar Türkler daha beterine lâyıksınız.” diyor. 
Koca yürekli Osman;
“Diri diri yanmaktan haha beteri var mıdır?” 
Diye soruların en çetinini soruyor.
“Bu vahşetinizi yazarken tarihler, utanır! 
Öykümüzü tarih sayfalarından okuyanlar, 
Sizlere lanet yağdıracaktır.
Ve sizler tarihin hakemliğinde  
Alçaldıkça alçalacaksınız!
Biz Türkler, kendi yaramıza ot basarken
Kucağımızda taşıdığımız Fransız ve İngilizlerin 
Yarasını sırtımızdaki gömleğimizi yırtarak sardık.” 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —