* Dervişe sormuşlar “Nasıl isteyelim?”
Derviş dedi ki; “Bir şey istersen insandan isteme, Verse minnettir, vermese zillettir... Sen Allah'tan iste, Verse nimettir, vermese hikmettir...”
* Dervişe sormuşlar “Huzuru nasıl buldunuz?”
Cevabı; “Rızkımı kimsenin yemeyeceğini anladım sakinleştim... Allah’ın beni her daim gördüğünü anladım haya ettim... İşimi kimsenin yapmayacağını anladım işe koyuldum... İşimin sonu ölümdür ona hazırlandım... İyilikleri çoğalttım, kötülükleri azalttım...”
* Derviş’e sordular: “İnsan nasıl sabreder?”
Derviş dedi ki; “Unutursun sabredersin, bu en güzelidir... Kabul edersin sabredersin, bu en doğrusudur... Vazgeçersin sabredersin, bu en zorudur... Bir de işini Allah'a havale eder sabredersin, İşte bu, en yücesidir...”
* Derviş’e demişler ki; “Bir adam senin hakkında konuştu”
Derviş de demiş ki; “Kendi sayfasıdır istediği gibi doldurabilir.”
* Dervişe sormuşlar “Arif kimdir?”
Derviş de demiş ki; “Derdini sade anlatan adam dertlidir. Güzel anlatan edebiyatçı, hâliyle anlatan âşık, tebessümüyle örten ariftir!..”
* Dervişe sormuşlar; "Evlilikte 50 yılı nasıl devirdiniz" diye;
Cevaplamış derviş: “O deli olduğu zaman ben veli oldum, ben deli olduğum zaman o veli oldu..."
* Dervişe sordular “Nasıl olalım?” Derviş dedi ki; “Musibet karşısında; Metanetli
Cehalet karşısında; Marifetli
Husumet karşısında; Mağfiretli
Kötülük karşısında; Hayır sahibi
Kabalık karşısında; Letafetli ol ki Yaradan seni sabrından ötürü sevsin...”
* Dervişe sormuşlar; “İnsanın başına gelecek en güzel nasip nedir?"
Derviş demiş ki; “Herkesin bir şeyler anlatmak istediği şu yalan dünyada, seni dinlemek isteyen birine rastlamaktır…"
* Dervişe sormuşlar: “En zor olan nedir?”
“Sözdür” demiş. “Anlatması da zor, anlaması da...”
* Dervişe sormuşlar: “Hayat nicedir..?”
Demiş ki; "Hayat bilmecedir… Attığın her adım bir hece... Çözene gündüz, çözemeyene gecedir…"