Hiçbir kimse iflas etmek istemez. İflas etmek başlı başına olumsuzluğu çağrıştırır. Lakin hayat gailesi içerisinde iflaslar da kaçınılmaz olabiliyor. İflas yıkım demektir. Kim elindekini avucundakini bir anda kaybetmek ister?
İflas eden kimse en az bir alt lige düşer. Bir alt lige düşmek kolaydır fakat çıkmak çok zordur.
Her iflasın muhasebesi mutlaka yapılıyordur ama sadece kağıt üzerinde kalır. Kimse ayranım ekşi demeyeceğine göre iflasa çuval dolusu sebep bulunabilir. Önemli olan ayakta kalabilmektir. Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur.
Başlıkta iflasın baş sebebi israf gösterilmiş.
İsraf, bir şeyi ihtiyaç dışında yok yere heba etmektir. Her şeyin bir yaradılış gayesi vardır. Gayesi istikametinde yapılan harcama israf sayılmaz. İsraf için daha iyi anlaşılsın diye Türkçe savurmak fiilinden “savurganlık” kelimesi ihdas edilmiş. Har vurup harman savurmak pek hayra alamet değildir.
Bol bol yiyen bön bön bakar.
İsraf deyince hep maddiyat akla geliyor. Oysa maddiyatın dışında manevi israf alanlarımız da var. Hangimizin hayatında israf yok ki?
En büyük hazine zamandır. Şahsen ben ömür sermayemin çoğunu israf ettiğimi düşünüyorum. Zaman su misali akıp gidiyor. İstesem de durduramıyorum. Geçen zaman ömürdendir. Zafer, zaman sermayesini boşa geçirmeyenlerindir.
Ben kendime soruyorum. Zamanımı, ömr ü hayatımı daha güzel değerlendirseydim daha iyi olmaz mıydım diye. Karşıma çok farklı detaylar çıkıyor. Kendi kendime hayıflanıyorum. Hayatım, zaman açısından israflarla dolu. Zamanımı ne kadar da “hovardaca” harcamışım. “Ah şimdiki aklım olsaydı” diyenden geçilmiyor. Akıl aynı akıl fakat yaş aynı yaş, zaman aynı zaman değil. Demek ki aklı, doğru zamanda ve doğru yerde akıllıca kullanmak gerek.
İkinci israf, sağlımız hususunda olmuyor mu?
Ben de dâhil etrafımız kronik hastalarla dolu. Eskiden hasta olurduk, akabinde iyileşirdik. Yani hasta olunca iyileşeceğimizi bilirdik. Şimdilerde bazı hastalıklara teşhis konulunca ömür boyu çekiyoruz. Ömür boyu ilaç kullanmak zorunda kalmak, tam ifade edilmese de, sağlımızın israfı demek değil midir?
Hangimiz hastalanmadan önce sağlımızın, meşguliyetten önce boş vaktimizin kıymetini bilebildik /bilebiliyoruz!
Ömürlerimiz, ömür israfıyla dolu. İsraf olmuş ömürlerin kitabı yazılsa kütüphaneler almaz.
Zıddından düşünecek olursak, israf etmeyen iflas da etmez. İflas etmeyen de “yıkılmadım ayaktayım” der.
Hayata olumsuz bakmak insanı olumsuzluğa sevk edebilir. Biz yine olumlu düşünelim. Şöyle diyelim:
“İsraf etmeyen, iflas etmez.”