Seyfi GÜNAÇTI

Tarih: 18.05.2023 14:15

KARALAHANA

Facebook Twitter Linked-in

 Karalahana ve hamsi, Karadeniz insanının 'olmazsa olmaz' yemekleridir.
Hamsinin mevsimi biter, lahananın mevsimi bitmez. 
Ben gözümü açtığımda sofrada onunla karşılaştım. Biz ona 'pancar çorbası' derdik. Eğer tencerede pancar çorbası varsa başka yemek olmasa da olur. 
Şayet pancar çorbasının içinde fasulye varsa onun tadı bir başkadır. 
Siz hiç kış gününde kar altından lahana devşirdiniz mi?
Kar altında kalmış lahanayı kürek yardımıyla ortaya çıkarsan bile yaprakları toplayıp sepete koymak, insanın elini dondurur âdeta. “Efendim neden eldiven kullanmıyorsunuz” diyen olursa; o günlerde şimdiki zenginlik, şimdiki imkânlar nerede? Yün ipliğinden örülmüş eldivenlerimiz olurdu ama o da herkeste bulunmazdı, yokluktan bulunamazdı!
Bizim mahalle yamaçtır. Evimizden 150 metre yukarıdaki komşumuz Hayriye ablanın, yerde karların olduğu bir gün kar altından lahana almak için bize geldiğini hatırlıyorum. Bizden bir kürek almış ve o kürekle karları eşeleyerek bulduğu lahanaları sepetine koymuştu.
Acaba onun bahçesinde lahana yok muydu? Ben bahçesinde karalahana olmayan bir Karadeniz ailesi düşünemiyorum. Eğer yoksa evin hanımının ihmalkârlığındandır. Hayriye yengeye haksızlık etmeyeyim; belki onların bahçesinde lahana vardı ama kar bizim mahalleden daha çoktu ve kar altındaki lahanaya ulaşmak kolay olmuyordu. 
Acaba lahanaya, üzerindeki kar mı tat veriyordu yoksa kış günü pek yiyecek bulamayan bizlere mi tatlı geliyordu, kar altından çıkarılıp yemek yapılan lahana?
Benim çocukluk yıllarım için söylüyorum; bahçesinde lahanası olmayan aile aç kalmış demektir. 
Lahana türkülere ve manilere konu olmuştur.
“Bahçelerde lahana / Topla da koy sahana,
Çık kapıya sevdiğim / Tavuklara bahana.” 
 “Lahanayı haşladım / Soldurmaya başladım.
 Yar aklıma gelende / Ağlamaya başladım.”
Karalahanadan türlü çeşitli yemek olur.
Çorbası, diplası, sarması, döşemesi yapılır. Hatta lahanadan turşu bile olur.
Ancak eşimin yaptığı sarmanın tadı bir başkadır. Yemeğine dikkat eden birisi olarak söylüyorum; sofrada kıvamında pişmiş lahana sarması varsa yemekte ölçüyü kaçırabilirim.
Bir de 'Gürcü Pancarı' vardır ki ben onu pek sevemedim. 
Lahana sadece Karadenizlinin değil Gürcülerin de milli yemeğidir.
Tevrat Demir, 'KOZLUK BELGESELİ' isimli kitabında “Bütün Karadeniz Bölgesinde olduğu gibi köyümüzün de milli yemeği, PANCAR diye adlandırdığımız karalahanadır” demiş (sayfa 112). 
Bir an için onların da Karadenizli olduğunu unutmuşum. Kozluk Köyü Gürcüleri, bir Karadeniz vilayeti olan Batum'dan gelmişlerdir.
Lahana, sadece insanların değil hayvanların da severek yedikleri, “keşke olsa da yesek” dedikleri bir yiyecektir. Bizim oralarda bahçelerin etrafını çevreleyen çit yoktur. Hayvan otlatırken boş bırakmaya gelmez, azıcık dalgınlık gösterseniz hemen bir lahana veya mısır tarlasına girerler.
Lahanaya kepek veya un karıştırılarak yapılan hayvan yiyeceğine biz 'YAL' deriz. Hayvanlara daha çok lahananın alt yaprakları veya yemek yapmaya müsait olmayan yapraklarından yal yapılır. 
Pancar yemeğinin yiyenlere zarar verdiği görülmemiştir. Pancar, midede şişlik yapmaz. Demir, bakır ve magnezyum olmak üzere çeşitli mineralleri barındırır. Hele de internetteki bir site, içinde 'iyot' bulunduğunu söylemiş ki, artık iyotun bulunduğu yere guatır nasıl yaklaşsın?
Ben hepsini anlatmayayım. Siz en iyisi bir kaynaktan 'lahananın faydalarını' okuyunuz.
 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —