Mehmet TÜRKAN

Tarih: 23.01.2023 09:26

KASTAMONU GEZİSİ

Facebook Twitter Linked-in

Kasım 2022 ayının sonuna doğru son sınıf öğrencilerimin moral motivasyon gezisi isteği üzerine bir gezi tertiplemeyi düşündük. Geziler hususunda benim temel felsefem eğlenmek için değil öğrenmek için olmalıdır. Mutlaka sonunda bir hatıra yazılmalı ve bir kazanım olmalıdır. Bu amaçla öğrencilerimden gelen isteğe benim de Kastamonu teklifim kabul edilince bu ilimize gezi düzenlemeye karar verdik.

Bir gece saat 24.00’de başlayan gezimiz oldukça dolu dolu geçti ve bir sonraki gün 24.30’da sona erdi. Benim daha önce 17 yıl görev yaptığım il olunca hem sorumlu hem de rehber oldum. Sabah Taşköprü Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde kahvaltımızı yaptıktan sonra Daha önce kuruluşundan itibaren 8 yıl görev yaptığım Taşköprü Anadolu Lisesini gezdik, Bu okuldaki hasret giderme ve çay ikramından sonra tam bir tarih ve şehzadeler şehri olan Kastamonu’ya vasıl olduk. Nasrullah Camii ve Münire Medresesini gezdikten sonra Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesini ziyaret ettik. Naturel markette yöresel sanat eserlerinden malzemeler aldık. Ardından öğle yemeği ve ziyaret için Tarihi Abdurrahman Paşa Lisesi’ne geçtik. Yemek sonrası Anadolu’nun ilk Sultanilerinden biri olan bu lisemizde tarihe şahitlik ettik.

Abdurrahman Paşa Lisesi, 1885 yılında daha önce Sadrazamlık da yapmış olan zamanın Valisi Abdurrahman Nurettin Paşa tarafından kuruluşundan sonra değişik adlarla eğitim öğretim vermiştir. Kastamonu İdadi Mektebi (1885 - 1910), Kastamonu Mekteb-i Sultanîsi (1910 - 1923), Kastamonu Lisesi (1923 - 1963), Abdurrahmanpaşa Lisesi (1963 – bu isim halen devam etmektedir.) Bu lisemiz Anadolu da açılmış ilk resmi lisedir. Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, 1975 ile 1980 yılları arasında yaşanan siyasi olaylara bulaşmamış ve bu dönemi öğrencisi ve öğretmeniyle başarılı bir şekilde atlatmıştır. Ayrıca bu dönemde lisenin bir öğrencisi bile siyasi olaylara karışmamıştır. Zamanın efsane müdürü rahmetli İsmail Dönmez’ in bunda etkisi büyüktür.

Tam bir tarih olan okulun 1. Katında oluşturulmuş bir de müze mevcuttur. Mutlaka ziyaret edilmelidir. Hababam Sınıfı canlandırmaları, mezun olan ünlüler ve cepheye gidip geri gelemeyen talebelerin hatıraları bizi alıp uzaklara götürdü. Hele öğrencilerin tahtaya yazmış oldukları “Hocam biz vatan için cepheye gidiyoruz. Bizi yok yazmayın.” İfadeleri...

Tüm öğrencilerinin ve bazı öğretmenlerinin okulu bırakıp cepheye gitmesinden dolayı 1916-1917 ve 1917-1918 ders yıllarında mezun da verememiştir. Bugün okulun duvarlarında bu öğrenciler hala anılmaktadır. Mesela duvarın bir köşesinde ve giriş kapısında şu ifade bulunmaktadır. “Son sınıf talebeleri taht-ı silahta bulunduğundan şehâdetname alan olmamıştır.” (Bu öğrencilerin listesi okulun internet sitesinde mevcuttur.) Talebeleri cephede oldukları için mezkûr öğretim yıllarında mezun verememesi. Bu vatan toprağına dökülen kanların, verilen şehitlerin, on beşlilerin, nişanlıların, sevgililerin, ersizlerin hatıralarını gözümüzde hüzünle yeniden canlandırdı. İşgale uğramamasına rağmen en çok şehit veren il olmasının, Çanakkale Türküsü’nün aslında bir Kastamonu Türküsü olduğunun en büyük delili bu olsa gerekir.

Okul Müdürü Sayın Hüseyin Mısırlıoğlu, okulun tarihini bu hüzün ve gurur dolu tarihini o kadar benimsemiş ki -belki kendisinin de tarihçi olması ve bu okul mezunu olması onu aşkla bağlı kılmıştır- Bize Okul Müzesinin tanıtımı ve okulun tarihini anlatırken sanki oradaki kahramanlarla birlikte yeniden yaşıyormuş gibiydi. Tanıtımlarını o kadar yürekten yaptı ki sanki biz de okulun tarihini, Anadolu’daki ilk idâdileri, Rıfat Ilgaz’ı ve Hababam Sınıfını yeniden yaşadık. Bu gönülden, yürekten tanıtımı, ikramı, ilgi ve alakası için kendisine

hasetsen teşekkür ederim. Ayrıca yardım ve yol göstermeleri, ilgi ve alakaları için Müdür Yardımcısı değerli dostum, kardeşim Nihat Özdemir’e, Muhterem ağabeyim okulun Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Zeki Karaman hocama da ayrıca şükranlarımı sunarım.

Ünlü yazar Rıfat Ilgaz burada okumuş olup burada yasadıklarını ile Hababam Sınıfı’nı kaleme almıştır. Yine Bayrak Şairi Arif Nihat Asya, Orhan Şaik Gökyay, Behçet Necatigil, Rıfat Ilgaz, Vasfi Mahir Kocatürk, Abdülbaki Gölpınarlı, Zeki Ömer Defne de buradan yetişmiş şairlerimizdendir.

Abdurrahmanpaşa Lisesi'nden mezun olan birçok kişi bilim insanı parlamenter ve üst düzey kamu görevlisi olmuştur. Onlardan bulabildiklerimizi şöylece sıralayabiliriz:

BİLİM ADAMLARI: Mehmet Münip Yeğin, Mehmet Ali Sebük, Ahmet Ahmet Savni Huş, Enver Kökçü, Hüseyin Ünal, Orhan Düzgüneş, Celal Koksal, Meliha Koşan Kulaoğlu, T. Aslan Aksu, Turan Yazgan, Doğan Atay, Günay Tümer, Nafiz Uluutku, Nasıh Nazlı, Mustafa Üçüncü, Abdulkerim Abdulkadiroğlu, Sırrı Kes, Lâle Ünver Taşkın, Ali Osman Ketenoğlu, Öztaş Ayhan, Harzemşah Hafızoğlu, Melikşah Yıldırım, Feridun Gökırmak, Salim Mutaf, Doğan Atay, Orhan Çakır, Adnan Abasıyanık, Selçuk Oruç, Avni Uğur, Güneri Erdem, Zeki Cemal Kuruoğlu, Ahmet Kaçar, Şerife Yıldız, Mustafa Eski, Muharrem Avcı, Ahmet Rıfat Güzey, Serap Selver Babacan, Ayşe Devrim Çıngı, Meliha Abdurrahmanoğlu Yılmaz

PARLEMENTERLER: Ahmet Şükrü Uluoğlu (11. Meşrutiyet (1908)'ten sonra bir dönem milletvekilliği, ayrıca Maârif Nazırlığı yaptı),Nuri Tamaç (1934-46), Muharrem Celâl Bayar (1938- 42), Hüsnü Açıksöz (1939), Hamdi elen (1942-50), Şükrü Esen (1957-60), İsmail Hakkı Yılanlıoğlu (1961-69), Muzaffer Akdoğanlı (1957-60, 1965-73), Mustafa Kemal Topçular (1969-73), Ahmet Şevket Bohça (1965/69), Vecdi İlhan (1973-80, Orman, İçişleri Bakanlığı yaptı), Mehmet Seydibeyoğlu (1969'da milletvekili, 1977'de senatör), Hilmi Öztürk (1973-77), Ali Dikmenli (1961-65), Sabri Keskin (1961-71 ve 1983-87), Şaban Küçükoğlu (1983-87), Mehdi Keskin (1973-77), Refik Arslan (1987-1991), Murat Başesgioğlu (1987'den beri milletvekili olarak Meclis'te bulunmaktadır. İçişleri Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı yaptı), Mehmet Serdaroğlu (1999/ 2002), Hakkı Köylü (2002), Musa Sıvacıoğlu (2002) ÜST DÜZEY KAMU GÖREVLİLERİ: İsmail Hakkı Karadayı (Genelkurmay Başkanı), Ahmet Hamdi Boyacıoğlu (Anayasa Mahkemesi Başkanı), Mustafa Kazım Akdoğan (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı), Servet Şamlıoğlu (Savıştay Başkanı), Hikmet Tavukcuoğlu (Askerî Yargıtay Başkanı), İlhan Şenel (Askerî Yargıtay Başsavcısı), O. Kadri Keskin (Başbakanlık Müsteşarı), Oğuz Akdoğanlı (Anayasa Mahkemesi Üyesi), M. Kenan Terzioğlu (Anayasa Mahkemesi Üyesi), Ziyaettin Özkanlı (Anayasa Mahkemesi Raportörü), İlhan Teoman Ozanoğlu (Anayasa Mahkemesi Raportörü), Ünsal Sarıduman (Yargıtay Başsavcı Yardımcısı), Tuğg. Hakkı Erkan (Askerî Yargıtay 2. Başkanı), Tuğg. Fazıl Bayraktar (Jandarma Okullar Komutanı), Tuğg. Erdoğan Özel (K.K.K. İkmal Daire Bşk.), Enver Kuray (vali), Fahri Çıvgın (vali), Kâşif Ünal (vali), Tuncer Perçinler (vali), İhsan Tekin (vali), Hilmi Öztürk (vali), Ünal Yaltırık (Bağkur Genel Müdürü.), Tuğrul Ağar (Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı), İlhan Yücel (Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü), Yılmaz Ismailoğlu (Gümrükler Genel Müdürü, Cengiz Pala (Toprak Mahsulleri Genel Müdürü), Aydın Yeğen (Büyükelçi), Rıza Kardaş (M.E.B. Talim Terbiye Kurulu Başkanı)1

Böyle uzayıp gidiyor. Okulun tarihten gelen bir geleneği var. Şu anki mevcut öğrencilerinde bile bu ağırlığı hissedebiliyoruz. Dileğimiz o dur ki bundan sonra da okulumuzun adına yakışır vatanperver nice sanatkârlar, bilim adamları, parlamenterler, bürokratlar, gönül adamları yetişmeye devam etsin. Gönlümü, yüreğimi ve emeğimi bıraktığım evliyalar şehri Kastamonu’ya ve güzel insanlarına selam olsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —