Seyfi GÜNAÇTI

Tarih: 10.10.2022 09:11

Kötü örnek, örnek olmasın

Facebook Twitter Linked-in

Geçtiğimiz hafta, Eğitimci-Yazar Dr. Halit Ertuğrul Terme’deydi.

01-09 Ekim 2022 tarihleri arasında düzenlenen Samsun Kitap Fuarına gelmiş.

Onu tanıyan öğretmenler ve okul müdürleri rica etmişler, “Samsun’a gelmişken lütfedip Terme’ye de buyurun. Öğrencilerimiz değerli birikimlerinizden faydalansın” demişler. O da kabul etmiş.

Halit Ertuğrul, okullarda öğrencilere bir dizi konferanslar verdikten sonra 05 Ekim Çarşamba günü akşamı büyüklerin karşısına çıktı. Salona gelenlerin tamamı büyüklerden oluşmuyordu, hayli sayıda genç de vardı.

Belediye Kültür Merkezinde saat 19.30’da başlayacağı duyurulan konferansa ben de gittim. Program 18 dakika gecikme ile başladı. Bu gecikmeden dolayı sitemim, programın yöneticilerine değildir. Çünkü konferansın başlama saati geldiğinde, gelmesi beklenenler gelmemişti! Hatta salonun üçte biri bile dolu değildi.

Konferansın konusu, “EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ’ idi ama salondaki ana babaları sayınca, Termeli ana babaların konuya duyarlılığı kendiliğinden ortaya çıkıyordu. “Gelmesini beklediklerimiz belki yatsı namazına gitmişlerdir” diye teselli kabilinden biraz daha beklendi ama sayı çok fazla değişmedi.

Maksadım konferansı anlatmak değil. Aslında Halit Ertuğrul’un anlattıklarının; aklımızda kaldığı, dilimizin döndüğü kadar sizlerle de paylaşılması gerektiğine inanıyorum.  

Konferanstan bir gün önce 76. Kitabı yayınlanan yazar, konuşmasının başında salona bir soru sordu: “İçinizde 0-12 yaş grubunda çocuğu olan var mı?

Üç el havaya kalktı. Burada sayı önemli değil. Önemli olan Halit Hoca’nın söylediğiydi:

Değerli ana babalar. 0-12 yaş grubu çocuklar nasihat dinlemeyi sevmez. Siz davranışlarınızla, konuşmalarınızla onlara iyi örnek olun, yeter” dedi.

Demek ki çocuklar için iyi örnek; uzun uzun konuşmaktan, nasihat çekmekten daha önemli.

Bir de kötü örnek var ki, bizden ve sizden uzak olsun.

Ancak bu iş söylemekle, temenni etmekle olmuyor. Her gün televizyonlarda ailelerden ve özellikle çocuklardan uzak olması gereken o kadar çok kötü örnek var ki…

Bazıları özellikle aile yapısını bozmak için yapılmış hissi veren zararlı ve tehlikeli programlar. Düşünür ve filozof Sakallı Celal’e (Celal Yalınız) atfedilen bir söz vardır; “Cehaletin bu kadarı ancak tahsille olur.” Bu sözde olduğu gibi hatanın bu kadarı da ancak bilinçli yapılabilir.

Gündüz kuşağı kadın programlarından biri. “Ailem bana baskı yapıyor” diyerek evinden kaçan kızı bulup stüdyoya getirmişler. Yana yakıla kızını arayan annesi de stüdyoda. Annenin hanım bir görüntüsü var. Gayet yumuşak konuşuyor. Kız, gün boyu cep telefonunu elinden bırakmıyormuş. Telefonla yazışmaya ara verip yemeğe dahi gelmiyormuş. Bu yüzden zayıflamış da zayıflığının sebebini, “Bana evde yemek vermiyorlar” yalanına bağlıyor.

Annesi, “Kızım, şu telefonu bırak artık elinden!” diye çıkışınca, tuvalete koşuyormuş. “İnsanlık hali, normal bir ihtiyaç” diyeceksiniz ama gerçek böyle değil. Tuvalete giderken telefonu da yanında götürüyormuş. Telefonun tuvalette ne işi olduğunu siz tahmin edersiniz.

Annesi bunları anlatınca sunucu bayan ne derse beğenirsiniz?

Ne var bunda? Şimdi çocukların çoğu böyle yapıyor?”

Bazıları için “Yangına körükle gidiyor” derler ya, sunucunun yaptığı öyle bir şey.

Be kadın! Senden beklenen söz bu mu? Sen programın yöneticisisin. Parçalanmış aileyi birleştirecek, derdine çare bulmak için oraya gelen insanlara yol göstereceksin. Gençlere gösterdiğin yol bu mu? Senin sözünden sonra gençler telefona yapışmaktan vazgeçip normal hayata döner mi?

Sunucunun sözlerini duyunca “Bu bir kötü örnek” dedim.

Sayın ana babalar. Siz çocuklarınıza iyi örnek olun ki etrafımızda dolaşan kötü örnekleri çocuklarımız ‘örnek’ almasın.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —