Selim EROĞLU

Tarih: 07.09.2023 15:08

KÖYÜMÜZÜN ŞEVKET HOCASI

Facebook Twitter Linked-in

 Kendisi köyümüzde doğup köyümüzde ikamet ettiği için bu başlığı uygun gördüm. Esasında böyle bir vasıflandırmanın onu tanıtmak için kâfi gelmediğini çok iyi biliyorum. Çünkü köyümüzün dışında da çok iyi tanınmaktadır. Kocamanlı Şevket Hoca diye tanınması, bilinmesi bizim için iftihar vesilesidir.
   Şu an yaşı seksene ramak kalmış bir zat-ı muhteremdir. Rahmetli babamın (babam vefat edeli 39 yıl oldu) asker arkadaşıdır. Bu bakımdan bana sık sık “sen benim tertibimin oğlusun, onun emanetisin” diyerek gönlümü alır. Ben de aldığım terbiye icabı, baba dostlarına hürmet, babaya hürmet gibidir, düsturunca kendisine sevgi ve saygıda kusur etmem. Gerektiğinde, şahsımı ikaz eder, eleştirir, tahammül sınırlarımı zorlar, “eyvallah” derim.
   Zamanında kendisini çok iyi yetiştirmiş, halen daha yetiştirmeye gayret eden donanımlı biridir. Hocalık payesini layıkıyla hak etmiştir. Bu sıfat üzerinde eğreti durmaz.
   Her ortamda hocalığının hakkını, zekâtını vermeye gayret eder. Sohbet etmeyi çok sever. Onu, kürsülerde, cenazelerde, düğünlerde, insanın olduğu her mecliste sohbet ederken görebilirsiniz. Özellikle söylüyorum o konuşmaz, sohbet eder. O, sohbet sünnetini günümüzde en iyi icra eden nadir hocalardandır.
   Psikoloji, sosyoloji ve pedagoji ilimlerini çok iyi bildiğini kendisi söylüyor. Sohbet ederken cemaati adeta büyüler. Dini meseleleri, olayları, günümüzle çok güzel bağdaştırır. Güzel kıssalar anlatır. Ayet ve hadisleri tefsir ederken, güzel şiirler okur. En çok atıf yaptığı şairler, Mehmet Akif, Yunus Emre, Arif Nihat ve Mevlana'dır.
   İyi bir Kur'an öğreticisidir. Bu konuda çok iddialıdır. “Kur'an öğrenmenin yaşı yoktur, gel sana bir ayda Kur'an'ı öğreteyim” der. Kocaman'da ücra yerlerde, bilhassa fahri hocalık yaptığı Sakarlı'da Kur'an'ı ondan öğrenen talebeleri çoktur. Bu yaşında kalkar, Terme'ye bir esnafa Kur'an öğretmeye gelir. Eğitimde tehdit değil, takdir  metodunu kullanır. Ufak tefek hediyeler vererek talebelerini ödüllendirilir.
   Çok iyi helallik alır. Helallik alma merasimini mükemmel icra eder. Ölen kim olursa olsun, mümkünse onun nezdinde kıymetlidir. İnsan günahkâr olabilir, amelinde noksanlık olabilir. Beşer olması hasebiyle her şey olabilir. O, bunlara takılıp kalmaz. Olabildiğince ölenin iyiliklerinden bahseder. Onu hayırla yâd eder. Cenaze  yakınlarını sohbetiyle memnun eder. Gerisi Allah'a kalmış.
   Sohbet ederken bazen kantarın topuzunu kaçırdığı da olur. Gerçekleri söylerken, eleştirdiği de olur ama asla hakaret etmez. Üslubuna dikkat eder. Edebi üslubun dışına çıkmaz. En çok da din görevlilerini eleştirir. Kendisini de işin içine katar. Bir iddiası var, bunu her mecliste dillendirir. Din görevlileri görevlerini layıkıyla yapsınlar, bu memleket tez zamanda düzelir, der. İdarecileri, biz öğretmenleri de eleştirdiği olur. Bu yüzden olsa gerek seveni olduğu kadar sevmeyeni de çoktur. Eleştirdiği için karşı eleştiriye de maruz kalır. Bazıları tarafından sevilmemeyi pek kafaya takmaz. Bunu hayatın bir gereği olarak kabul eder. Hemen, Asrı Saadet'ten, İslam tarihinden örnekler verir.
   Geniş bir kütüphanesi vardır. Kitap biriktirmeyi, kütüphanesine sahip çıkmayı çok sever. Okuduğu bir kitabı paylaşmaktan haz alır.
   Din Tahripçileri, Doğru Yolun Sapık Kulları, Son Devrin Din Mazlumları, Hatıratım, onun sayesinde okuduğum kitaplardır. O, bunları yazarlarıyla birlikte bildiği kitaplardır. Daha anlatılacak çok şey var.
   Aslında, yaşayan kültür hazinelerinin biyografileri öğrencilere ödev olarak verilmeli.
   Üzerimde hakkı olduğu muhakkak. Daha çocukken bizim nesle besmele çekmeyi  o öğretti. Bulunduğu her ortamda sohbet ederek iyiliği tavsiye etti, kötülüğü men etti. İlaveten, rahmetli babamın, hem tertibi hem çocukluk hem de gurbet arkadaşı.
   İnsanımızın kıymetini yaşarken bilmeli. Ben de bu yaşımda bunu yapmaya çalıştım.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —