Seyfi GÜNAÇTI

Tarih: 23.11.2023 15:40

KOZLUK KÖYÜ

Facebook Twitter Linked-in

 Kozluk, Terme'nin en doğusunda yer alan, Ünye sınırına yakın köylerinden biri. İlçe merkezine uzaklığı 15 km. 
Çeşitli vesilelerle bu köye en az dokuz defa gittiğimi hatırlıyorum. Fazlası var, eksiği yoktur. Son olarak geçmişte bu köyde imamlık yapmış olan Aydın Teyyare götürdü beni.
Köy halkının çoğunluğu Batum kökenli Gürcü vatandaşlarımızdan oluşuyor. Böyle yazmakta bir sakınca görmüyorum. Çünkü kendisi de Gürcü kökenli olan Tevrat Demir, “Kozluk Belgeseli” isimli kitabında da böyle demiş: 
“Halkının büyük çoğunluğu Gürcüdür.” (Sayfa 15/2)
Adı geçen kitabı bana, aynı köyden Emekli Öğretmen Abdullah Tunç verdi. İlk gördüğümde 'sıradan bir kitap' olarak düşünmüştüm. Ancak okumaya başlayınca gördüm ki, köyün tarihini ve sosyo- kültürel yapısını ortaya koyan, pek çok konuya kaynaklık edebilecek önemli bir eser. 
İçeriğine bakınca, eserin uzun ve zorlu bir araştırmadan sonra ortaya konulduğu anlaşılıyor.  Araştırma konusunda çalışma yapmış biri olarak bu dalın zorluklarını bilen birisiyim. Bu zorlukları aşarak Kozluk Belgeseli'ni hazırlayan Tevrat Demir'i tebrik ediyorum. Kozluklulara da bu eseri korumalarını tavsiye ediyorum.
Aydın Teyyare aslen Evci merkez Kabaağu Mahallesi'ndendir. Terme İmam Hatip Lisesi 1983 Mezunudur. Ben derslerine girmedim ama öğretmen-öğrenci olarak aynı dönemde okulda bulunduk. Yıllarca imamlık yaptıktan sonra 2020'de emekliye ayrılmış.
Bir namaz sonrası Pazar Camisi önündeki buluşmamızda, “Seyfi Hocam, Kozluk'ta bir kütüphane açtık. Sen bu konulara duyarlısın. Bir gün seni Kozluk'a götürsem konuyu gazetedeki köşende dile getirir misin?” dedi. 
Ben de, “Memnuniyetle kabul ediyorum. Zaten bir emekli öğretmen arkadaş da geçen sene beni Kozluk'a götüreceğini söylemişti ama herhalde fırsat bulamadı. Bu vesile ile onun niyetini de gerçekleştirmiş oluruz” dedim.
16 Kasım Çarşamba günü beni aradı. “Bugün Kozluk'a gidebilir miyiz?” dedi. Aradığında Terme Devlet Hastanesindeydim. Söylediği saatten önce işimin biteceğini düşünerek “Evet” dedim. Öğle namazı sonrası Pazar Camisi önünde buluştuk.
Namazın ve camilerin; ibadet ve ibadet görevini yerine getirme dışında başka faydaları ve işlevleri olduğu, böylece bir kere daha ortaya çıkıyordu.  
Aydın Hoca beni bir namaz sonrası görmüş ve isteğini iletmişti. Buluşma yeri olarak da yine bir camiyi seçmişti. Elbette camilerin işlevi bunlarla sınırlı değil. 
Panelvan tipi arabanın kaptan köşkünde Aydın Hoca, Cuma Pazarındaki park yerinden hareket ettik. Kozluk'un gezilip görülecek yerleri çoktu ama biz öncelikle kütüphaneyi görmeye gidiyorduk. Aydın Hoca, “Kozluk'ta bir de şehit mezarı var. Gitmişken onu da ziyaret edip bir Fatiha okuruz” dedi. 
Ben hazırlıklıydım. Tevrat Demir'in 'Kozluk Belgeseli' isimli kitabını yanıma almıştım. “Lapsekili Şehit Mehmet'ten mi bahsediyorsun?” dedim. “Evet” cevabını alınca hemen kitabın 228'inci sayfasını açtım. “LAPSEKİLİ MEHMET-MEÇHUL ŞEHİT ASKERİMİZ” başlıklı bir sayfalık bölümü okumaya başladım. 
Aydın Hoca, “Sen bu konuyu biliyor muydun?” diye hayretle sordu. “Bilmiyordum ama Kozluk Belgeseli kitabından öğrendim” dedim. İşte o kitabın faydalarından biri daha…
Aydın Hoca, köy merkezine girmeden önce ırmağın kenarında durdu. Yakında ev ya da iş yeri yoktu. Neden burada durduğunu anlamaya çalışırken, yolun karşısındaki tek katlı bir dizi binayı gösterdi. Meğer kütüphane, uzun binanın bölümlerinden birindeymiş.
Küçük yaya köprüsünü geçtik. Vitrinin üzerinde büyük harflerle 'KOZLUK KÜTÜPHANESİ' yazan dükkânın önüne geldik. Köyden bir gencin getirdiği anahtarla Aydın Hoca kütüphanenin kapısını açtı. İlk gözüme çarpan görüntü, girişin sağında rastgele atılmış bir yığın kitap oldu. Köylü genç, “Bunları öğretmen hanım ayırdı. Bunlar yasaklı kitaplarmış” dedi. 
*Bütün öğretmenlerin 'Öğretmenler Günü'nü kutluyorum.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —