Zeki ORDU

Tarih: 06.11.2023 14:38

MECİTÖZÜ VEYA NAMIDİĞER GÖNÜL ÖZÜ

Facebook Twitter Linked-in

Şehre girer girmez bir saat kulesi karşıladı beni. Duruşuyla birlikte burası “Şehrin meydanı” der gibiydi. Önce araç ile bir tur atmak istedim ilçede. Meydana girer girmez önce sağ tarafa döndüm. Bir miktar gittikten sonra yavaş yavaş ana yerleşim yerinden uzaklaştığımı anladım. Yol boyu devam ederken Atatürk Ortaokulu tabelasını gördüm. Okulu biraz geçtikten sonra geri döndüm.

Bu sefere tekrar meydana doğru gidiyordum. Saat kulesi solumda kalacaktı. Tam meydana geldiğimde renkli olarak “MECİTÖZÜ” yazısı dikkatimi çekti. Geceleri ışıklı halini tasavvur ettim bir an. Muhtelif renkler ile şehrin meydanının aydınlandığını hayal ettim. Sonra bu yazıyı okuyanların Mecitözülü olmaktan bir gurur duyulacağını hissettim.

Saat kulesi solumda kalacak şekilde devam ettim yola. Gittikçe mimarinin farklılaştığını gördüm. PVC hâkimiyeti yerini önce betona daha sonra ahşaba bırakmaya başladı. Terk edilmiş gibi duran yapıların önünden geçtim. Nihayet tarım arazileri karşıladı beni. Tabii bu arada Mecitözü Belediyesi tarafından yapılmış Şehit Muharrem Ünlü ismi verilen bir oyun parkı vardı sağ tarafımda.

Belli ki bu oyun parkını şehidin adı anılsın diye verilmiş. Yoksa bir ilçe merkezine göre boş arazi oldukça fazlaydı. Ancak belli yaş grubundaki çocukların burada hem kaynaşıp hem de vakit geçirmesi sosyalleşmesi demekti.

Bu sefer de Yatılı Bölge Ortaokulu tabelası dikkatimi çekti. Geri dönerken bu okula uğramayı düşündüm. Ne de olsa aktif öğretmen iken yatılı okullarda da görev yapmıştım. Az da olsa o atmosfere alışık sayılırdım.

Nihayet, Yatılı Bölge Ortaokulu tarafına doru yürüdüm. Daha okul bahçesinden girmeden maziyi andım. Çünkü öğretmen olarak kırk yıla yakın bir süre geçirmiştim bu bahçelerde.

Okula girdikten sonra beni Okul Müdürü Gülüstan Kocabaş Hanımefendi ile tanıştırdılar. Tabii Ta Ordu’dan kalkıp Mecitözü’nde ne aradığımı anlatmam zordu. Zaten bu zorluğu nereye gitsem yaşardım. Gittiğim yer hangi ilçe olursa olsun onca yolu burayı iki saatliğine görmek için geldiğimi aklı ikna edecek şekilde anlatamıyordum. Makul bir açıklaması yoktu yani.

O gün okula Kaymakam gelecekmiş. Bir şekilde beni müdür odasında misafir ettiler. Gülüstan Kocabaş’a; kısa bir sohbetin ardından bu seyahatin aslını anlatınca beni dersleri Türkçe olan bir sınıfa sohbet etmek için davet ettiler. Ben bir öğretmen olarak memnuniyet duydum.

Öğrencilerle kısa bir sohbetin ardından onlardan gelen soruları cevaplamaya çalıştım. Dersin öğretmeni Sahip Yıldız ise öğrencilerle aramızda köprü vazifesi gördü. Güzel bir sohbet oldu. Aktif öğretmen iken çalıştığım okullarda çıkarmış olduğumuz gazetelerden örnekler vererek oradan ayrıldım.

Okulun telaşlı bir günüydü. Zaten bir başkasıyla ilgilenilecek kadar zaman yoktu. Ancak Gülüstan Kocabaş Hanımefendi elinden gelenden fazlasını yaparak bize yabancılığımızı hissettirmedi. Okulu bir hüzünle terk ettim. Çünkü yolumun bir daha Mecitözü’ne düşmeyeceği kesin gibiydi. Zaten her ilçeden ayrılırken benzer hislere kapılıyordum. Sanki yıllarca yaşadığım yerden ebedi ayrılıyormuş gibi geldi bana. Okulun bahçesinden dışarı adımımı atarken son bir defa daha hüzünle baktım Mecitözü Yatılı Bölge Ortaokulu binasına.

Geride çok şey bırakıyordum…

İlçe tenha görünüyordu. Park edilmiş birkaç araba, sokakta yürüyen birkaç kişi, eski ve yeni binalar…

Sonra Atatürk Ortaokulu’na düştü yolum. Okulda Müdür Yardımcısı vardı. Sanırım adı Murat Güven’di. Kısa bir sohbet ettik. Okuldan beraber çıktık. Bana okulun çıkarmış olduğu iki dergi verdi. Ben de içinde öğrencilerin çalışmaları olan bu dergiyi almaktan çok memnun oldum.

Artık yoluma kaldığım yerden devam edecektim. Saat kulesine bir daha baktım. Renkli yazılmış Mecitözü yazısı bir daha okudum. Şehrin merkezinde bir fotoğraf çektirdim ve ardımda kısa zamanda tanıştığım gönül dostlarını bırakarak Ortaköy ilçesinin yolunu tuttum.

Elveda Mecitözü… Elveda terk edilmiş evler… Elveda şehrin bitişindeki tarlalar… Elveda tanıdığım gönül sahibi meslektaşlarım… Elveda konuştuğum vatandaşlar ve elveda derslerine girdiğim yarınlarımızın teminatları öğrenciler…

Sizleri hiç unutmayacağım…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —