Deniz gibi coşan gençlik!
Irmaklar gibi açan gençlik!
Rüzgarlar gibi esen gençlik!
Şimdi sana ne oldu da yad eller gibi küser gençlik?
Dönüp de bir defa selam vermez oldun.
Sen mi nankörsün ben mi nankörüm ey gençlik?
Gençlik, bir kapısından girersin, bir kapısından çıkarsın.
Geriye döneceğim dersen, sıra bulamazsın.
Bir mevsim yaşanıp ikinci mevsimde yaşanmazsın.
Mevsimler gibi bir daha ele geçmezsin.
O kadar inatsın ki bir gittin mi bir daha dönmezsin!
Gençlik, zengin fakir demiyor.
Bir zaman misafir olup sonra bırakıp gidiyor.
Arayıp sorsan da adres bile vermiyor.
Anılarla bir akıyor, anılarda avutmuyor insanı.
Ben seni arıyorum, ne olur geri dön.
Geriye dönmezsin, geriye dönmezsin gençlik!