Selim EROĞLU

Tarih: 04.07.2022 09:11

ORTAK DEĞERİMİZ CÜNEYT ARKIN

Facebook Twitter Linked-in

Hepimizin kahramanı Cüneyt Arkın da bu fani âleme veda etti. Tam 85 yıl ömür sürdü.

Biz onun filmleriyle büyüdük. Onun rolleriyle milli duygularımız kabardı. Ondan ilham alarak Kahpe Bizans’a kafa tuttuk, tek başımıza kafa tuttuk.

Batılı şişirme kahramanlardan önce Cüneyt Arkın sinemasının kahramanları vardı bu topraklarda, bu topraklarda büyüyen çocukların rüyalarında. Kötülere karşı tek başına… Bazen bir orduya karşı, bazen bir mafya güruhuna… Bilirdiniz ki o hepsini haklar, iyiler adına her mücadeleden galip çıkardı. Yedi canlıydı, ele gelmezdi, yedi düvele meydan okur, asla tırsmazdı. Ok yağmurlarından küçük sıyrıklarla çıkar, kılıç darbelerini ustalıkla savuşturur, kurşun sağanaklarında asla ıslanmazdı.

O, hiç kaybetmezdi, sendelese de düşmezdi, zincirlere vurulsa da pes etmezdi. O, iyilerin adamıydı, iyilerle beraberdi, iyilik için savaşırdı. Yüzlerce film yaptı, birinde bile sırtı yere gelmedi.

Türk kahramanlık tarihi onun filmleriyle hayat buldu. Bazen Malkoçoğlu, bazen Battal Gazi, bazen Kara Murat oldu.

Seksen öncesi, sinemanın itibarlı olduğu zamanlar filmleri kapalı gişe oynardı. Terme’nin tek sineması Turan Sineması’nda aylar öncesinden filmlerin afişleri asılır, günlerce reklamı yapılırdı. Bu sesli tanıtımlarından çok etkilenir, sinemaya gitmek için can atardık.

Bir grup arkadaş para biriktirerek, köyden şehre yayan, bir de gece Cüneyt Arkın’ın “Battal Gazi” filmine gittik. Bu, sinemaya ilk gidişimdi. Köyle ilçe arası sekiz kilometre. Gidiş-geliş 16 km. Film sevdasınan bize yollar vız gelmişti. Değil mi ki Battal Gazi, tek başına Bizans’ı dize getiriyordu, bize yollar ne derdi? Bizim neslin ruhunda, bir nebze de olsa kahramanlık ruhu, tarih sevgisi, mazlum sevdası, zalim düşmanlığı varsa, şüphesiz bunda Cüneyt Arkın rollerinin payı büyüktür. Bize cesaret verdi, gaz verdi, heyecan verdi, özgüven verdi. Boyun bükmemeyi, dik durmayı öğretti.

Yıllar sonra, bu yıl derslerde Türk destanlarını işliyordum. Battal Gazi Destanı da konularımız arasındaydı. Battal Gazi, kendisine, akıl almaz zulümler yapan, babası Hüseyin Gazi’yi öldüren Kahpe Bizans’a karşı tek başına mücadele ediyor, onları dize getiriyordu. Baktım şifahi anlatmak pek tesirli olmuyor. Çare olarak Cüneyt Arkın’ın Battal Gazi Destanı filmini sınıfta izledik. Öğrenciler pür dikkat nasıl izlediler anlatamam. Hepsi birer Battal Gazi olmaya ant içti. Kah güldüler, kah eğlendiler. Süpermen’den önce bizim Battal Gazi, Malkoçoğlu, Kara Murat gibi gerçek kahramanlarımız vardı. Çaresiz değiliz, çare yine biziz.

Türk tarihi, keşfedilmemiş cevher gibidir. Hayat boşluk kabul etmez. Biz, gerçek kahramanlarımızı tanıyamazsak, tanıtamazsak piyasayı sahte kahramanlar doldurur. İşte Cüneyt Arkın bizim gerçek kahramanlarımızı beyaz perdeye başarılı bir şekilde aktarıp, Türk gençliğine rol-model olan kişidir.

Rol yapmadı, yaşadı. Gerçek hayatında en ufak bir falsosu olmadı. Skandallara, magazin pespayeliğine adı karışmadı. İyi bir eş, iyi bir aile babasıydı.

Hayattan hiç kopmadı. Son zamanlarında kendini sosyal faaliyetlere adamıştı. Uyuşturucuyla mücadeleye baş koymuştu. Uyuşturucuyu Türk gençliğinin en önemli düşmanı olarak görüyordu. Belki de sanatçı duyarlılığıyla, bizim göremediğimizi görüyordu. Toplumun şuurlanmasında hatırı sayılır bir katkısı olmuştur.

Kahramanlar ayakta ölür. Bu yaşına rağmen dimdik ayaktaydı. Elden ayaktan düştüğünü duymadık, görmedik. Yaşadığı gibi öldü.

Hepimizde hatırası var.

Türk milletinin ortak değeri haline gelen Cüneyt Arkın’dan bahsetmemek olmazdı.

Ruhu şad, mekânı cennet olsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —