B.Rahmi ÖZEN

Tarih: 10.01.2023 11:18

PAYAS SENFONİSİ ve SANAT ÖDÜLLERİ 7

Facebook Twitter Linked-in

 Görklü düşler beşiği, kutlu lâfızsın Payas 
Bir nevrûze masalı, ay'la yıldızsın Payas 
                                               Yaşar Bayar

Payas, İpek Yoluyla Halep'e ulaşan malların denize ulaştığı bir liman olarak Kıbrıs ve Akdeniz ülkelerine sevk edildiği yer imiş eski zamanlarda. Külliye, bu güzergâhı kullanan Hac Kervanlarıyla ticaret kervanlarının, liman ve askeri birliklerin emniyetini sağlamak ve konaklamalarını karşılamak amacıyla yapılmış.  Cin Kulesi, Sokullu Mehmet Paşa Külliyesiyle Akdeniz arasında hâkim bir tepe üzerinden alıyor selamımızı. 'Cenevizliler tarafından yapılmıştır,' diye tanıtıyor mihmandarımız.  Tümü kesme taştan yapılan eser, bir gözetleme kulesi olarak inşa edilmiş. Cin Külesi'nden şehre doğru yürürken bir yel, burnumuza portakal çiçeği kokusu ikram ediyor. Ve bu enfes kokuyla Payas yüreğimizin nirengisine akıyor. 
Doğadan şehre döndüğümüzde vakit gece.. 
Geceleyin ay'ın şavkı üzerimize titriyor. Deniz, sanki kentin saçlarını tarıyor. Payas'ı inşa eden deha ve sır, sadece gözümüze hitap eden abideleri, binaları, yolları, evleri ve geçmiş zaman kalıntıları değil. Onların ardında yatan anlam boyutu, ruhunda ve özünde sakladıklarıyla asırlara taşıdıklarıdır. Bu yönüyle Payas'ın gecesi de bir başka güzel, bir başka nefes alıyor. Bu duru gecede gökyüzüne avize güzelliğinde asılmış bütün yıldızlar bizi selamlar gibi. Lacivert gecenin büyüsüyle mest oluyoruz.  Üstü yıldızların kümelendiği, yüreği tarih kokan bu şehir, bizi şiir yazmaya çağırıyor.
İkinci gün, öğle sıralarında kasım sıcağının çekilmezliğinde bin yıllık hasret gibi Akdeniz'in serin sularıyla kucaklaşıyoruz. Yürüyoruz kentin yüreğine ve bir anda kendimizi asırlık zeytin ağacının altında buluyoruz. 
Zeytin Ağacının öyküsünü dinliyoruz mihmandarımızın dilinden. 'Sokullu Mehmet Paşa, külliye için bir yer seçiyor burayı.  Külliyenin buraya yerleştirilmesi kararı alınınca buradaki zeytin ağaçları kesilmek zorunda kalmış. Camiinin avlusunda yer almak için sadece bu ağaç hatıra bırakılmış. Tepe çatısı kırk metrekarelik bir alanı kaplarken ana gövdesi yaşlanıp çürümeye başlamış. E, nasıl dayansın 14 asır bu. Yeniden filizlenip dal budak salması için kesilmiş ve gövdesinden yaklaşık 1,5 metre yukarıda üç filiz göverip üç gövdeye ayrılmış.' 
Doğal yapısı ve beşeri özellikleriyle farklılık ve çeşitlilik arz eden Payas, büyük kentlerin yaşamından kurtulmak isteyenleri rahatlatmak için yüreğini dembedem mütevazı tutarken toprağına ezeli bir sükût hüküm sürmüş gibi. I. Dünya Savaşıyla kısa bir süre Fransız işgalinde kalan şehrin tutsaklık kabul etmez ruhu, Fındık Yaylasında üstlenen milis çetelerinin gayretiyle özgürlüğüne kavuşmuş. 
Yürüyoruz. 
Akdeniz'in pırıltılı sularından enfes bir yel, Payas'ın bereketli topraklarına doğru kokular saçıyor. Bize portakal kokulu bir kentte olduğumuzu hatırlatıyor. Konuklarına cömertçe yüreğini açan Payas'a bir arkadaşımız; 'Bizi konuk edeceğin için mi süründün bu güzel kokuları!' diye sesleniyor. Her nereye gittiksek gönlümüzü alıyor Payas. Biz de onun gönlünü almak isterken karşımıza çiçek satıcısı sevimli bir Çingene kızı çıkıyor. Dembedem Amanoslarda devşirdiği kekik ve yaban çiçeklerinin kokusunu ikram ediyor. 
Bu coğrafyada Akdeniz'in ve Amanosların nefesi Payas ovasına can katıyor. Yaz mevsiminde Payas ovası terlerken Fındık yaylası yorganla yatıyor. İsdemir'de çelik olurken demirler, Amanoslarda uzuyor sanki ömürler. 
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —