Seyfi GÜNAÇTI

Tarih: 28.03.2023 11:27

PORTFÖY ÜZERİNE

Facebook Twitter Linked-in

 Bu haftaki yazımın konusunu belirlemiştim. Ancak bir bankada gördüğüm ‘portföy’ kelimesi beni bu yazıyı yazmaya sevk etti.
Samsun’daki dairemiz için deprem sigortası yaptıracaktım. Evde oturan kızım özelde değil de bir bankada sigorta yaptırmamı istedi.
Samsun’un işlek caddelerinden birinde yürümeye başladım. Önüme ilk gelen bankaya girdim. Sıra numaramı aldım. Sıram gelince beni 10 numaralı servisten çağırdılar. Salonda bulunan servis numaralarını gözden geçirdim; en yüksek numara 7 idi. Bankoların üzerindeki numaraları bir kere daha baştan sona gözden geçirdim. 10 numarayı yine göremeyince güvenlik görevlisine sordum. “10 numaralı servis alt katta” dedi. Merdivene yönelince duvardaki “8, 9 ve 10 numaralı portföyler alt kattadır” yazısını o zaman gördüm.
Portföy kelimesi kafama takılsa da ben konuya takılmadım. İşimi halledip zemin kata çıktım. Ancak merakımı yenemedim; “portföy ne anlama geliyor?” diye güvenlik görevlisine sordum. “Bu numaraların alt katta olduğunu gösteriyor” dedi.
Onu ben de biliyordum. Anladım ki güvenlik görevlisi kelimenin manasını bilmiyordu. ‘Üstelemeye gerek yok’ diyerek bankadan çıktım. Benim bilmediğim kelimeyi güvenlik görevlisi nereden bilsin! Aslında konuyu daha yetkili birine sormalıydım.
Portföy, yabancı kökenli bir kelimeydi. Zaten yazarken bilgisayar kelimenin altını yeşil çizgi ile çizerek beni uyardı. Uyarıya baktım; “Yabancı kökenli portföy yerine ‘Para çantası, cüzdan kelimelerini kullanabilirsin” diyor. Ancak bu manalar kafama yatmadı.
Portföy, bir bankacılık terimiydi. Bunu bankacılara soracaktım. Cadde üzerinde önüme gelen ikinci bankaya girdim. Görevliler, “Biz yardımcı olalım” dedilerse de doğrudan müdür odasına yöneldim. Müdür, yanındaki iki çalışanıyla görüşüyordu. Çalışanlar çıkınca odaya girdim.
Bir giriş yaptıktan sonra “Portföy’ün Türkçe karşılığı nedir?” diye sordum.
Müdür soru karşısında şaşırmış gibiydi. “Portföy işte. Varlıklar demektir” dedi.
Müdürün verdiği ‘varlıklar’ kelimesini önceki bankada gördüğüm uyarı yazısındaki portföyün yerine koydum, maksada uygun bir mana çıkmadı. Bir örnek cümle vererek müdüre tekrar sordum.
“Bu kelimeyi bir iş adamı da kullanmıştı. ‘Babam öldüğünde benim müşteri portföyüm zaten hazırdı’ demişti. Şimdi ben bu cümleden ne anlamalıyım?” dedim.
Benim gibi anlayışsız biriyle karşılaşmaktan olsa gerek müdür biraz sinirlenmiş gibiydi. “İngilizcesi olsa ne olur, Türkçesi olsa ne olur?” dedi. Ona Türkçenin önemini anlatmanın faydası olmayacağını düşündüm. Müdürün yapması gereken işleri vardı. Konuya devam etsem beni dinlemeyecekti. Portföyü tam öğrenemeden o bankadan da ayrıldım.
Sıradaki bankaya girdim. Banka müdürü bayandı. Olabildiğince sakin olmaya çalışarak aynı soruyu ona da yönelttim. Müdür Hanım soruyu anlamsız bulmuş gibiydi. Ancak yine de cevap verdi:
“Portföy, müşteri temsilcisi demektir” dedi. Herkes portföye ayrı bir mana vermişti.
Üç bankadaki görüşmelerden sonra vardığım sonucu sizinle de paylaşayım.
Portföy; ‘müşteri temsilcisi, varlıklar, birikimler’ anlamına gelmektedir. Bu üç kelime içinde bana en uygun geleni ‘varlıklar’ kelimesi oldu. Bununla birlikte kullanıldığı yere göre başka anlamlara da gelebilir. Ancak ilk bankada servisleri göstermek için kullanılması bana göre yerine oturmamıştır. Portföy yerine, “8, 9 ve 10 numaralı müşteri temsilcileri alt kattadır” dese daha iyi olurdu.
Türkçe konuşanlar pek çok yabancı kelime kullanıyor. Ancak çoğu kimse, bu kelimeleri manasını bilmeden kullanıyor. Dilimize yerleşen, manasını anladığımız yabancı kökenli kelimelere bir diyeceğim yok. Lâkin Türkçe karşılığı varken neden illa yabancı kökenli kelime kullanma gereği duyuyoruz? Neden kendimizi zorluyoruz?
Bunlar aslında Türk Dil Kurumu’nun konusu. Fakat oradaki görevliler, isimlerinin başında büyük büyük unvanları olanlar ne yaparlar bilemiyorum!
Ramazan ayınız mübarek, oruçlarınız makbul, ibadetleriniz kabul olsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —