Selim EROĞLU

Tarih: 01.11.2023 09:09

SAMSUNDA 100. YIL COŞKUSU

Facebook Twitter Linked-in

Mensubu olmakla övündüğümüz Cumhuriyetimiz tam yüz yaşında. Artık Cumhuriyetimiz bir asrı geride bıraktı. İkinci asra bismillah dedi. Bir asır, bir devlet için ne uzun ne kısa bir zaman.

Cumhuriyetin bir asrına şahit olmak çoğu insana nasip olmaz. Nasip olanlara da ömürde ancak bir kere nasip olur, bir daha olmaz. Devletler için kısa olan bir asır, bir insan için uzun bir zamandır. Bir asrı deviren insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Cumhuriyetin kuruluşuna mı şahitlik eden daha şanslı yoksa yüzüncü yıl kutlamalarına mı şahitlik eden daha şanslı ?

Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına şahit olan her şanslı vatandaş gibi ben de kendimi şanslı addediyorum. Bu talih, her faniye nasip olmaz. Muhtemeldir ki yüzüncü yıl kutlamalarına şahit olanlar, ikinci yüzyıl kutlamalarında hayatta olmayacaklar. Tıpkı mazide yaşamış insanlarımız gibi. 1319 (1903) doğumlu ve Cumhuriyet kurulduğunda 20 yaşında olan ve 1995 yılında vefat eden Hacı Babam yüzüncü yıl kutlamalarına şahitlik edemedi. Cumhuriyetin kuruluşuna mı şahitlik eden daha şanslı yoksa yüzüncü yıl kutlamalarına mı şahitlik eden daha şanslı? En iyisi her iki durumu kendi tarihi şartları içerisinde değerlendirmek.

Bütün yurtta olduğu gibi 100. yıl kutlamaları İlk adımın atıldığı Samsun’da da büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleştirildi. Kutlamalara katılan her Samsunlu gibi bir şanslı kişi de bendim. Asırlık tarihi anlara an be an şahit oldum. Bizzat kutlamaların bir parçası oldum. Denilebilir ki tarihin bir parçası da ben oldum.

Kutlamalar, şehrin tam göbeğinde, protokol yolunda, geniş bir alanda yapıldı. Alan, tören boyunca araç trafiğine kapatılmıştı. Tamamen bayram kutlamalarına tahsis edilmişti. Ortalıkta muazzam bir bayram heyecanı ve coşkusu vardı. Görevli bütün okullar, idarecileri, öğretmenleri ve öğrencileri ile hazır bulundular. Okulların yanı sıra askeriye, jandarma, emniyet, diğer resmi kurum ve kuruluşlar , sivil toplum örgütleri , gazilerimiz… yediden yetmişe tüm vatandaşlarımız oradaydı. Her kurum kendi flama ve bayraklarıyla , afiş ve kıyafetleriyle arz u endam eyledi.

Yazdan kalma güneşli bir havanın olması coşkuyu daha d

a artırdı.

Samsun’un ekserisi bütün renkleriyle tören alanındaydı desek abartmış olmayız diye düşünüyorum.

Her siyasi görüşten, her inançtan, her yaştan, her sosyal gruptan vatandaş aynı coşku ve heyecanı birlikte yaşadı.

Cumhuriyet Bayramı cumhurun bayramıydı. Cumhurun Cumhuriyete bu derece sahip çıkması zannımca manidardı. Artık cumhur Cumhuriyetine sahip çıkıyor, her yönüyle onu sahipleniyor.

 

Cumhuriyet, cumhurun ( halkın) söz hakkının olduğu yönetim şekli demek. Cumhur, kendisini idare edecek insanları belli zamanda , belli süreliğine seçer ve ona yönetme görevi verir. Bir kısmına da yönetenleri denetleme görevi verir. Memnun olursa devam der, memnun olmazsa al aşağı eder.

Cumhuriyet doğru işletilirse fazilettir. Doğru işletilmez, bir takım müdahalelerle darbelenirse cumhuriyet zedelenir.

Cumhuriyet, her ne olursa olsun, birbirine saygı duymaktır. Birbirine saygının adıdır Cumhuriyet. Birbirini sevmenin adıdır Cumhuriyet.

Güneşin doğduğu, ilk adımın atıldığı Şehr-i Samsun Cumhuriyete sahip çıktığını bir kez daha tüm dünyaya haykırdı. Samsun’dan yükselen ses, birlik ve beraberlik, kardeşlik ve dostluk muhabbet ve sevgi sesiydi.

Bu, böyle okunmalı.

Cumhuriyetin 100. yılına hem de Samsun’dan şahitlik ettiğim için kendimi şanslı addediyorum. AKIP GİDEN TARİHİN BİR PARÇASI OLMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUM.

Elbet bir gün toprak olacağız, şunu biliyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —