Kurban Bayramı münasebetiyle on iki gün süreyle köyümdeydim. Hamdolsun çok güzel bir bayram geçirdik. Eş, dost ve akrabalarla bir araya geldik. Bayramın ve bayramlaşmanın bütün adabına riayet etmeye çalıştık. Şimdilik, Allah tekrarına nasip etsin demekle iktifa ediyorum.
Bu esnada halkın ve akrabalarımın benden bir talebi oldu ve köşem vasıtasıyla bu mühim meseleyi tez zamanda etkililere ve yetkililere iletmemi istediler.
Terme ovası bu zamana kadar görülmemiş vaziyette sivrisinek istilası altında. Sivrisineklerden bütün halk, bilhassa misafirler anlatılamayacak derecede şikâyetçi.
Bu durum önü alınamaz bir hal almış. Oturur oturmaz insana hücum ediyorlar. Sivrisinekler yüzünden ne oturabiliyor, ne yemek yenebiliyor ne de sohbet edilebiliyor. Hâkimiyet tamamen onlara geçmiş durumda. Öyle ki sivrisinekler yüzünden bir abdestle bırakın iki vakit namazı, bir vakit namazı kılmak bile mümkün değil. Namaz esnasında umulmadık anda sorti yaparak musallinin orasını burasını kanatıyorlar.
En çok şikâyetçi olanlar, çocuklar ve haliyle onların anneleri. Sevaptır diye, gurbetçilerimiz çocuklarını alıp gelmişler büyüklerinin yanına, lakin pişman değilseler de şikâyetçiler. Çocukların vücutları kızamık çıkarmış gibi alacalı bulacalı olmuş.
Bila istisna herkesin elinde parfüm şişesine benzer ilaçlardan var. Yemeğe, sofraya, sohbete oturmadan önce herkes bu ilaçlardan rastgele sıkıyor. Yer yer ateş yakılarak duman oluşturuluyor. Sivrisineklerin dumana gelmediği ve duman olan yerden uzaklaştığı tecrübeyle sabit. Bunlar, halkın kendi kendine bulduğu pansuman çareler. Halk, asıl çare hususunda çaresiz.
Öyle ki sivrisinekler yüzünden sılasını erken terk edenler bir hayli fazla. Bunlar yok edilmeden bir daha gelmem diyenler bile var. Bir de memleketle gönül bağı zayıfsa mazeret hazır.
Düşünebiliyor musunuz bu zamanda sivrisinekler en büyük göç sebebi haline gelmiş. Bilhassa iç turizmi en çok baltalayan sivrisinekler olmuş.
Bir yakınım dert yandı. Çocuğumu daha köye götüremiyorum. Sivrisineklerin ısırmasından çok tırsmış, ben daha gelmem diyormuş. Köyün adını sinekliköye çıkarmış.
Halk şimdilerde kara kara düşünüyor. Bu sinekler yüzünden biz bu fındığı nasıl toplayacağız diyorlar.
Sıtma hastalığının müsebbibi sivrisinekler. Tedbir alınmazsa korkarım bölgemizde sıtma yeniden hortlayacak. Bir hortlarsa, maazallah kovitten daha beter oluruz.
Çocukluğum, sıtma hastalığı, serzenişleriyle geçti. Kırklı yıllarda her aile sıtmaya, bir-iki kurban vermiş. İki amcam ve iki halam sıtmadan çocuk yaşta terk-i dünya eylemiş. Dedem, evlat acısıyla yanıp tutuşuyordu.
Belediye, mütemadiyen ilaçlama yaparak üzerine düşeni yapmaya çalışıyor. Bayramın dördüncü günü düğün cemiyetimiz vardı. Belediyeye haber verdik. Sağ olsunlar hemen gelip alanı güzelce ilaçladılar. Kendilerine teşekkür ediyorum.
Öyle anlaşılıyor ki bu ilaçlamalar yeterli olmuyor. Top yekûn bir seferberlik gerekiyor. Ne yapılır tam bilmiyorum. İşin uzmanı değilim, lakin bu sivrisineklerin kökünün kazınması gerektiği muhakkak.
Bilimsel bir heyet oluşturulmalı. Bir rapor ortaya konmalı. Her kurumun her kuruluşun yapacakları belirtilmeli. Şüphesiz halkın da zamanında yapacağı işler vardır. Onlar da belirtilmeli.
Bir tarihte sıtma hastalığından kurtulmak için çeltik ekimi bile yasaklanmış. O günlere geri dönmek istemiyorsak yol yakınken tedbir almalıyız. Gerekirse bizzat Sağlık Bakanlığı olaya el koymalı. Belki de hadise bizim boyumuzu aşıyor. Daha büyük tedbirler almak gerekiyor.
''Marka Şehir Terme'' için sivrisinek belasından bir an evvel kurtulmamız gerekiyor. Yaşanılanlar bize, ilçemize ve zamanımıza yakışmıyor.
Bizi çaresiz bırakan sivrisineklerden kurtulmanın bir çaresi olmalı. Ben öyle inanıyorum. Çareyi bekliyorum.