Nazmi KILIÇ

Tarih: 14.02.2023 10:54

TEK YÜREK ZAMANI

Facebook Twitter Linked-in

Deprem sebebiyle ülkece yaşayabileceğimiz en büyük kâbuslardan, birini yaşıyoruz. Kahramanmaraş’ta üst üste meydana gelen iki depremle korkunç bir yıkım yaşadık ve birçok canımızı kaybettik. Enkaz altında kurtarılmayı bekleyen yığınla canlarımız var ve kurtulan insanlarımız da çok zor şartlarda hayatta kalmaya çalışıyor. Felaketin bilançosu oldukça ağır olduğu görülüyor.

Yüzyılın en büyük deprem felaketi diye nitelenen bu depremden on ilimiz etkilendi. Ülkemizin göz bebeği diye nitelendirebileceğimiz bu illerden Kahramanmaraş kurtuluş savaşının fitilini ateşleyen illerimizden biriydi. Bu yüzden kahraman unvanına layık görülmüştü. Şanlıurfa ilimizde aynı sebepten dolayı TBMM tarafından şanlı unvanına kavuşmuş haklı olarak bu gururu taşıyordu. Hatay bize Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önemli bir yadigârıydı. Ölmeden önce anavatana katılması sağlanmıştı. Malatya için söylenecek çok söz var ama ilk kez 1981 yılında görme fırsatı bulduğum bu ilimiz için doğunun Paris’i yakıştırmasını yerinde bulmuştum. Daha sonra rahmetli Turgut Özal’ın döneminde daha farklı bir konuma ulaştı.

Diğer illerim izinde bu illerimizden geri kalan yanı yok. Diyarbakır güneydoğumuzun en büyük illerinden birisidir. Üstelik zengin toprakları ve tarihiyle stratejik bir öneme sahiptir. Diğer afet şehirlerimizden biri olan Adıyaman ismiyle müsemma bir zengin bir tarihe sahne olmuş ender illerimizdendir. Maalesef bu deprem felaketinden nasibini fazlasıyla almış ve yıkıma uğramıştır. 

 Adana ve Osmaniye illerimiz inde ülke ekonomisine çok önemli katkısı olan, verimli topraklarıyla deyim yerindeyse karnımızın doymasını sağlayan, verimliliği olan sanayi ve tarım şehirlerimizdendi. Buralardaki yıkım elbette ilerleyen zaman diliminde hepimizi dolaylı olarak etkileyecektir. 

Gaziantep’i unutmuş değiliz. Bu ilimizde tıpkı Maraş ve Urfa gibi TBMM tarafından kurtuluş savaşında gösterdiği yararlılıktan dolayı gazi unvanı ile şereflendirilmiş ilimizdendir. Sanayi, tarım ve ticaretteki katkılarından dolayı ülke ekonomisinin lokomotiflerinden birisi olarak adlandırabiliniriz. Ne yazık ki bu ilimizde depremden nasibini almıştır. Kilis ilimizi de unutmayalım. Bu on ilimizle birlikte direk etkilenen 13,5 milyon nüfus ama dolaylı olarak etkilenen 85 milyon ülke nüfus ve Türkiye’dir.   

Depremde sevdiklerini ve yakınlarını kaybeden insanların sözleri ise yüreğimizi acıtıyor. Adeta boğazımızda kocaman bir yumru var ve asla geçmiyor. Bu acıyı, bu felaketi herkesin hissetmemesi, etkilenmemesi mümkün değil. 

Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyanın tarihi, toprağı yarıp üzerinde canlı-cansız ne varsa içine alan; kentleri, halkı harap eden depremlerle dolu. Ama bu coğrafyanın tarihi, felaketler sonrası gösterilen dayanışma ve büyük çabalara hep sahne olmuştur.
Türkiye’nin dört bir yanında herkes bu yaşanan felaketin yasına ortak olmakla kalmamış, ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmek için benzeri az görülen bir seferberlik içerisine girmiştir.
Sadece Türkiye’de değil dünyanın dört bir yanından Türkiye’nin dostu kişi ve kurumlar afet bölgesine yardım edebilmek için sıraya girdiler. İnşallah ülkemiz kısa sürede ayağa kalkar.

Zaman tek yürek olma, kenetlenme zamanıdır. Eften püften püsten sebeplerle ayrıştırılan, kutuplaştırılan insanlığın kendini formatlama ve tek yürek olma zamanıdır. Felaket sebebiyle karşımıza çıkan bu fırsatı kaçırmamalı ve en güzel şekilde değerlendirmeliyiz. Rabbim insanlığı bu tür felaketlerden korusun. Sağlıcakla kalın.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —